Samsun Psikolog - Yaşamın İki Ucu

Başı mı sonu mu belirsiz, iki ucun arasında, milyonlarca denklem gibi değil mi yaşam?


Bir uç doğum; nereden, neden, nasıl, ne için geldik?

Bir uç ölüm; nereye, neden, nasıl, ne için gittik?


Uçların arasında kalan yaşamın denklemleri, uçlardaki belirsizliği netleştirmiyor ki!


Doğum başlangıç, ölüm son mu?

Doğan ölüm, ölen doğum mu?


Başladığın yer doğumsa, bittiğin yer ölüm mü?

Bitmek, tamamlamak değil mi?

Ölümün tamamladığı neydi ki? Yaşam mı, yaşamın içinde yaşayan mı?

Tamamlamak, eksikliklerin giderilmesi, bütün duruma getirilmesi değil mi?

Tamamlanan ölüyorsa, doğduğunda eksik başlamış demek ki!!

Eksik başladıysak, doğum nasıl başlangıç olsun ki?

Başlamak, bir şeyin başladığı noktaysa, bu nokta eksikle başladıysa, öncesinin de olması gerekmez mi?

Yaşamı başlamak sanmamız, başlangıcın ne olduğunu bilmeyişimiz değil mi?

Öyleyse doğan da ölen de yaşam süresi değil mi?

Öncesi belirsiz bir uçta, doğum, yaşam süresini başlatırken, sonrası belirsiz bir uçta ölüm, yaşam süresini bitiren mi?

Ölçülülebilen sürenin karşısında, ne kadar süreyle ölçüldüğünü bilmeyen insan neyi başlatıp neyi bitirsin ki?

Her insan için, doğumla ölüm arasındaki yaşam eşit başlamıyor ki!

Eşit başlamadığımız yaşamların sonundaki bitişlerin vaat edilmiş ödüllerinin adil olması gerekmez mi?

Eğer eşit başlamadığımız yaşamlarda ödül herkes için aynıysa, eşitlenmek için birçok kez doğup ölmemiz adaleti getirmez mi?


Belirsizlik içindeki insan, boşuna yüklenme kendine, kaybolman normal değil mi?





Paylaş:

Etiketler: yaşam, denklem,