Cinsiyet Ayrımcılığı

Anne babalar!!!
Çocuğunuz daha doğmadan önce, kız mı erkek mi sorusuna cevap ararken, aslında cinsiyet ayrımı yapmaya başladınız demektir.
Aslında çocuk ana rahmindeyken başlıyoruz, maviyle pembenin ayrımına, bu ayrımın getirdiği rolleri minicik bebeklere yüklemeye…
Babasının aslan oğlu! annesinin masum kızı olarak doğuyor onlar.

Sen kızsın yapamazsın! Sen erkeksin yaparsınla başlıyor aslında herşey…

Onlar anneden babadan görüyor,duyuyor, öğreniyor kız çocuğu susarı, davetkar giyinmezi, kuyruk sallamayınca peşinden erkeğin gitmeyeceğini… Daha çok küçükken öğreniyor kız çocuğu, erkeğe itaat etmesi gerektiğini.
Daha çok küçükken öğreniyor erkek, herşeyi yapmaya hakkı olduğunu! Afferim diyoruz birisini dövdüğünde, alkışlıyoruz kendisinden büyük ablalara teyzelere laf atıp küfrettiğinde, marifet sayıyoruz erkekliğini açıp göstermesini, hatta gurur duyuyoruz oğlumuzla… O erkek yaparla başlıyor herşey.
Bu küçük erkek büyüdüğünde kadına, kadınlığa saygı duymasını bekliyoruz sonra… Oysa o daha çok küçükken öğrendi erkek olmanın ayrıcalık, farklılık, üstünlük demek olduğunu. Bir erkeğin kadına herşeyi yapmaya hakkı olduğunu… Kadının, kadınlığın erkeklikten aşağıda olduğunu duydu, gördü ve öyle büyüdü, büyütüldü toplum tarafından.
Bugün sorgulanması gereken çok şey var aslında… Sormalıyız kendimize “nedir kadın olmak”?..
Çocuklarımıza cinsiyet ayrımını değil, insan olmanın değerlerini öğretmeliyiz, çocuklar doğmadan önce cinsiyet telaşının yerine nasıl bir insan yetiştirmeliyim sorusunu cevaplamalıyız ki gelecek nesiller bugünkü vahşetleri yaşamasın.
Benim yapmamla ne değişecek dememek gerek, önce ben başlamalıyım gerisi zaten gelecek bilincinde olmak gerek. Çocuklarımızı insani değerlerle yetiştirmeye şimdi başlamak gerek.
#özgecan ve diğer kadınlar için sormak gerek kendimize, nasıl yetiştirmek gerek, hangi değerleri vermek gerek çocuklarımıza??? maviyle pembeyi ayırmak yerine birleştirmek gerek belkide…
belkide onları zihnimizde, bilincimizde bir görmek gerek…


Paylaş: