Boşanma ve Çocuk

Boşanma, ebeveynlerin ve çocukların büyük ölçüde etkilendikleri bir olaydır. Bu kapsamda incelendiğinde süreçte tüm aile ve çevresine oldukça büyük iş düşmektedir. Boşanma vakalarında ebeveynler çocuklarla yakından ilgilenmeli ve çocukların bu durumdan en az seviyede olumsuz etkilenmeleri için yoğun çaba sarf etmelilerdir.
Boşanma çocukların zihinlerindeki aile kavramını büyük ölçüde etkiler. Yapılan araştırmalarda boşanma sonrası çocukların yaşadıklarını araştırmacılar dört aşama olarak ele almışlardır. Bu aşamalar sırasıyla; üzüntü aşaması, kızgınlık aşaması, korku aşaması ve karmaşıklık aşamasıdır.
Üzüntü aşamasında çocuklar boşanma sonrası evden ayrılan ebeveynini kaybettiklerini düşünürler. Bu çocukta oldukça üzüntü veren bir durumdur. Bu aşamada bazen ebeveynler veya bazı aile büyükleri çocuğun üzülmemesi için bir takım yöntemlere başvururlar. Ancak bu doğru değildir. Bu aşamada çocuğun üzüntüsünü yaşamasına ve bunu dile getirmesine izin verilmelidir.
İkinci aşamada çocuklar kızgınlık yaşarlar. Ebeveynlerine boşandıkları için öfke duyarlar. Bu kızgınlık bazı durumlarda sadece ebeveynle de sınırlı kalmaz.
Üçüncü aşama olan korku aşamasında çocuk kendinin bundan sonra ne olacağının korkusunu yaşar. Ebeveynlerinin boşandıktan sonra onunla ilgilenmeyeceğini, ortada kalacağını gibi düşünceler çocuğa hakim olur.
Son aşama ise karmaşıklıktır. Çocuğun zihni bu aşamada tam bir curcunadır. Çocuk nereye ait olduğunu tam olarak bilemez, resmen iki arada kalmıştır. Bu hem anne tarafı ve baba tarafı anlamında iki arada kalma olabilir, hem de annem sevilmeyecek bir insan mı ki babam sevmiyor yada babam sevilmeyecek insan mı ki annem onu sevmiyor gibi bir arada kalıştır.
Bu aşamaların tamamında hem çocuğa hem de ebeveyne çok iyi anlamda destek olunmalıdır. Psikanalist Figtor’un boşanan ebeveynler çocuklarıyla da boşanıyorlardır düşüncesi Türk sosyal yapısında çok fazla olmamaklar birlikte batı toplumlarında oldukça yaygındır. Ebeveynler boşandıktan sonra çocuklarına karşı sorumluluklarının bittiği gibi bazı düşüncelere kapılabilirler, ancak bunu kesin bir dille onlara açıklamak durumundayız. Ebeveynlerin çocuklarına karşı sorumlulukları asla bitmez ve boşansalar bile ömür boyu onların ebeveynleri olarak kalacaklardır.
Boşanma sonunda eşlerde kazanan veya kaybeden taraflar olabilir ancak çocuklar daima kaybederler. Ebeveyneler boşanmayı yeni bir başlangıç olarak görebilirler ancak çocuklar için durum böyle değildir. Çocuklar bu durumdan oldukça etkilenirler.
Bütün çocuklar boşanmadan etkilendiğini, üzüldüğünü veya ebeveynlerini özlediklerini dile getirmeyebilirler. Bu durumlarda ebeveynler çocuklarının boşanmadan etkilenmediğini düşünürler. Ancak durum böyle değildir. Çocuklar bu etkiyi farklı bir biçimde ortaya koyuyordur. Bazen agresif davranan çocuklar, annesine özellikler kocalık taslama çabaları olan ergen erkek çocuklar olabilir. Bazen de bu durum içine kapanma şeklinde ortaya çıkabilir.
Kısacası çocuklar boşanmadan oldukça etkilenirler. Bu doğrultudan hareketle boşanma durumlarında eşlerin hem kendilerinin, hem de çocuklarının bu dönemi daha sağlıklı geçirebilmeleri için çeşitli destek çalışmaları yapılmaları gerekmektedir.
Ne gibi çalışmalar yapılabilir? Boşanma durumlarında kişiler ebeveyn olduklarını unutmamalı ve bu durumu çocuklarına uygun bir dille ifade edebilmeliler. Hem anne hem de baba çocukla ayrı ayrı konuşmalı ve bu süreçte onun her zaman yanında olacaklarını dile getirmeliler. Ebeveynler çocuklarının her ihtiyacını karşılamalı, onu hiçbir zaman ilgisiz ve sevgisiz bırakmamalılar. Ebeveynler çocukları ve kendileri için boşanma sonrası hayatlarının eskisinden kötü olmaması için hatta daha iyi olması için çaba sarf etmeliler. Bu süreçte gerektiğinde destek almak için bir uzamana başvurmalılar.

Adem Tatar
Psikolojik Danışman


Paylaş: